Tüm yazılar
Rehber
· 6 dk

Kurumsal web sitesi fiyatı neye göre belirlenir?

Aynı iş için 8.000 lira da teklif geliyor, 80.000 lira da. Aradaki fark keyfi değil; fiyatı belirleyen kalemleri bilirseniz teklifleri gerçekten karşılaştırabilirsiniz.

Web sitesi teklifi alan hemen herkes aynı şeyi yaşıyor: üç yerden fiyat istiyorsunuz, biri 8.000 diyor, biri 30.000, biri 80.000. Üçü de “kurumsal web sitesi” yazıyor teklifin başına. Aradaki fark keyfi değil, ama teklifte görünmüyor.

Aşağıda fiyatı belirleyen kalemleri sıraladık. Amaç bizim fiyatımızı savunmak değil; hangi soruyu sorarsanız teklifleri karşılaştırabileceğinizi göstermek.

1. Tasarım sıfırdan mı, hazır tema mi?

Fiyat farkının en büyük kalemi bu. Hazır tema satın alınıp içeriği değiştirilerek kurulan bir site birkaç gün sürer. Sıfırdan tasarlanan bir site haftalar sürer.

Hazır tema her zaman kötü değildir — bütçe darsa makul bir başlangıçtır. Ama iki şeyi bilerek seçin: siteniz aynı temayı kullanan binlerce siteye benzeyecek, ve temanın taşıdığı gereksiz kod yüzünden mobilde yavaş açılacak. Tema satıcıları her müşteriye yetsin diye içine her şeyi koyar; siz onun yüzde beşini kullanırsınız, kalan yüzde doksan beşi ziyaretçiniz indirir.

Sorulacak soru: “Bu tasarım bize özel mi çiziliyor, yoksa satın alınan bir temanın üzerine mi kuruluyor?”

2. Kaç sayfa — ve sayfalar birbirinin kopyası mı?

Sayfa sayısı en görünür kalem ama en yanıltıcı olanı da o. Beş sayfalık bir site, aynı düzenin beş kere tekrarı ise ucuzdur. Her sayfası farklı bir işi gören beş sayfa ise pahalıdır.

Pratikte şu ayrımı yapın: kaç farklı sayfa düzeni var? Üç düzen ve on beş sayfa, on beş farklı düzenden çok daha az iştir.

3. İçeriği kim yazacak?

Bu kalem tekliflerde neredeyse hiç görünmez ve projelerin en çok takıldığı yer burasıdır. “Metinleri siz gönderirsiniz” cümlesi masumdur, ama pratikte çoğu şirket o metinleri asla göndermez ve proje aylarca bekler.

Metin yazımı fiyata dahil değilse, dahil olduğu bir teklifle karşılaştırırken bunu hesaba katın. Ya da baştan karar verin: metinleri gerçekten siz mi yazacaksınız?

4. İçeriği sonradan kim güncelleyecek?

Site yayına girdikten sonra bir haber eklemek, bir hizmet metnini değiştirmek isteyeceksiniz. İki yol var: her seferinde geliştiriciyi aramak, ya da kendi girip değiştirebileceğiniz bir panel.

Panel kurulumu fiyata eklenir ama uzun vadede genellikle kendini amorti eder. İçeriğiniz yılda bir değişiyorsa gerek yok; ayda birkaç kez değişiyorsa şart.

5. Entegrasyonlar

Form, randevu sistemi, e-posta bülteni, canlı destek, ödeme altyapısı, mevcut muhasebe yazılımınıza bağlantı. Her biri ayrı iş.

Burada dikkat edilecek şey şu: “iletişim formu” demek yeterli değil. Form nereye düşecek? E-postaya mı, panele mi, mevcut müşteri yönetim sisteminize mi? Üçü farklı iş yükü.

6. Teslimden sonrası

Teklifin bittiği yer projenin bittiği yer değildir. Bağlantılar kırılır, sertifika süresi dolar, tarayıcılar güncellenir. Bunlarla kimse ilgilenmediğinde site sessizce çürür.

Sorulacak sorular: Teslimden sonra çıkan hatalar ne kadar süre ücretsiz düzeltiliyor? Bakım anlaşması var mı, aylık kaç lira? Kaynak kod bana mı ait, yarın başka bir ekiple çalışabilir miyim?

Son soru en kritiği. Kaynak kodu vermeyen bir sağlayıcıyla çalışırsanız, ilişkiyi bitirdiğinizde siteyi sıfırdan yaptırmak zorunda kalırsınız. Bu bir iş modeli olarak kullanılıyor.

Peki ucuz teklif her zaman kötü mü?

Hayır. Tek sayfalık bir tanıtım sitesine ihtiyacınız varsa ve içeriğiniz hazırsa, düşük bütçeli teklif doğru tercih olabilir. Sorun, farklı işlerin aynı isimle satılması.

Şu üçünü teklifte arayın; üçü de yazılıysa fiyatı gerçekten karşılaştırabilirsiniz:

  • 01Kapsam maddeler hâlinde: kaç sayfa, kaç düzen, hangi entegrasyonlar
  • 02Takvim: hangi aşama ne kadar sürecek
  • 03Teslimden sonrası: garanti süresi, bakım koşulları, kaynak kod sahipliği

Bu üçü yazılı değilse, aldığınız şey teklif değil tahmindir.

Diğer yazılar

Projeni konuşalımİlk görüşme ücretsiz